Aykırı Bakışlar
Recai Güllapdan
Aziz kaariilerime, dahiliye vekiline ve fitboldan hazetmeyen muharrirlere iykazımdır!
Müşahede ettiğime nazaran genç kaarilerimi mühim bir hususta iykaz etmekliğim icab edeyor; mesmuatıma
binaen kaani olayorum ki genç kaarilerimin neredeyse nısfından ziyadesi şu fakiyre fevkalhad teveccüh ediyor
ve hatta, "bize Recai Bey gibi muharrir gerektir; zihni nokta-i nazardan gıdalanmak içün başkaca
muharrirleri kıraat etmek fuzuli gayrettir. Binaenaleyh biz aziz Recai Beyimizin makaalatını layıkınca tahlil ve
tefsir eylesek ilm ü irfan namına bize kafi geldiği gibi artanı dahi yedi ceddimize bile yetişir" deyu kil ü
kaal edeyorlar imiş. Tabii bu gibi lakırdıları işittikce her muharrir gibi iftihar eyliyor, gururlanıyorum fekat aziz
kaarilerim hata ediyorsunuz; evet, kabultü.. böyle bir kıstasa sahib olmanız içün vaktiyle bizzat ben dahi bir
kısım teşvikatta bulunmuş; "mekaalerimi ziyan etmeyiniz, çerçevesinden kesüben üçgen tarzda
katlayarak muşambalara sarıb pehlivan muskası gibi boynunuzda gezdiriniz; ayrıyeten yarım baş ağrısı, tutarga,
havale, asab bozukluğu gibi illetlere karşı mekaaleyi bir bardak suda yarım saat ısladıp içiniz; faidesi
dokanır" kabilinden tavsiyeler etmiş olabilirim lakin bu kabil öğütler, diyger muharrirlerin kaarilerim
nezdinde keenlemyekun addedilmesi gibi vahim mıntakalara kadar gitmemelidir. Netiyce itibariyle diyger
muharrirleri de ara-sıra kıraat etmeniz faideden büsbütün hali değildir, ihtarımdır; bilmiş olasız.
Dahiliye vekilini iykaz ediyorum!
Bir aydan beridir aziz Dahiliye vekilimiz gaayet mühim işlerle oğraşıyor; kendisini şahsan tanımam
fekat uzaktan takiyb edebildiğim kadarı ile yaptığı şeyi "mühimm" addetmemin sebebi var: Eğer
koparttığı fırtana akabinde hakiykaten son sekiz-on sene zarfındaki siyasi katil vak'alarının mücrimleri ele
geçerse çok böyük bir hıdmet ifa edilmiş olacaktır; yok eğerçi bunca cayırtıdan sonra ortada ciddi manada
maznun veya mücrime benzeyen kimse kalmaz ise bu dahi "mühimm" gibi netiyce doğuracak ve
Dahiliye vekilimiz ahaliyi sebepsiz yere heyecan ve ümmide sevk etmek suçuyla siyasi ömrünü -kerhen-
genç yaşta hitama erdirecektir.
Bir aydan beridir ki millet cümleten hafiyye kesildi bilader; kazatalara neşir yasağı konulmasına
mukabil bir hususta neşrolunan hevadisin yekun hacmi, daha şimdiden Battal Gaazi tefrikalarını geçti.
Mücrimler bulunur veya bulunamaz onu bilemem fekat işin ciddiyetle yörütülmediği aşikardır. Bir Dahiliye
vekili, durup dururken kazatacılara, "nüfuz casusları mevcuttur; hepsini yakında derdest edeceğiz"
fülan diye beyanda bulunur mu? Biliyorsan söyle bilader; yok henüz malumatın yok ise sus ve bekle! Netekim
"nedir bu nüfuz casusluğu?" sualine verdiği cevaba bakınız, "Arşivlerinizi tahkik ederseniz
görürsünüz!" müş; Bilader eğer bu mücrimler, kazatacıların arşiv tahkiki ile yakalanacak idiyse koca
zabıta teşkilatını beslemeğe ne hacet var? Birkaç dane "muhakkik kazatacı"ya eyi maaş verirsiniz;
onlar da arşivlerde tahkikat yapıp maznunları tespit edib belediye zabıtasına haber verirler; onlar da gidip
herifleri derdest edince ne ala melmeket olur!
Muvaffak olur mu olamaz mı bilemem; inşaallah muvaffak olur laakin şuracığa bir mim koyunuz;
Dahiliye vekilimiz hayli helecanlı ve tab'an saf bir siyasetçi portiresi vermektedir; lüzumundan fazla beyanda
bulunduğu, zaman zaman sabırsızlığa mağluben garip laflar ettiği de münakaşa götürmez. İkide bir "öyle
bir bomba patlatacağız ki yer gök inileyecek" şeklinde çığırtkanlığa tevessül etmek yerine sabredip,
mesele tamamen tavazzuh ettikten ba'de konuşması daha efdal olur idi. Netekim daha şimdiden pek çok
muhakkik kazatacı, "biz bu işten bir şey anlamadık; birisi bizi dolmuşa mı bindirmektedir?" deyu
ikirciklenmeye başlamışlardır ve akıbet hiç de eyi görünmemektedir. Mesela geçen gün bir kazatada gördümdü;
felanca şahsa bombalı paket gönderen herifin itirafına göre bu bombacı, paketin üstündeki adires yazısını bizzat
kendisi özene-bezene kendi el yazısı ile yazmış imiş. Bunca cinai roman okumuş ve nice tecribeler kazanmış
bir sade vatandaş olarak şahsan ben bugüne kadar bir bombacının el yazısı ile bombanın üzerine adires yazdığını
eşitmedimdi; zahir usul değişmiştir. Oldu olacak bari bir de paketin içinde hüviyet cüzdanı sureti, iki adet
fotogıraf ile eyihal kağıdı da iliştireydi de yine de zabıtanın kendisini bulamama ihtimaline binaen,
"akşamüstleri de felancanın kahvesinde bulunurum" yollu bir not ilave ede idi?
İmdi bakınız ey azizler, bu mücrim taifesi bu kadar nim akıllı idi ise, aradan geçen yedi sene zarfında bu
tahkikata vaziyet eden zabıta detektifleri, niyçün bu kadar acemi zevatı ele geçiremedi aceba? Eğer hakiykaten
bu adamlar maznun ise, bu müddet zarfında, doğru-dürüst tahkikat icra etmek yerine vakitlerinin kısm-ı
azamını nahak işlerde israf eden detektifleri de tecziye etmek icab etmez mi? Mesela bakınız maznunun biri
deyor ki, "biz orada nöbet bekleyen polisleri lafa tutar iken, diyger ecnebi casusları da fursattan
bilistifade bomba cihazını arabanın altına yerleştiriyorlar idi fülan!"
Vay canına aziz kaarilerim!.. Şahsan ben bizzat bu ifadeleri okudukta, kendimi enayi yerine konulmuş
gibi hissetmedim desem yalan olur. Senelerden beri, "bu cinayetler öyle ustalıkla tertip olunmuş ki Nat
Pinkerton mezarından huruc edip de Türkiya'ya gelse yine failini bulamaz" deyu ahkam kesildikten
sonra birilerinin çıkıp "zabıtayı lafa tutmak" gibi basit bir taktika ile bu hünerbaz cinayetleri
işlediğine kail olmak heman mümkin olamayor; bu kadar sadeliği niyçün akledemediğimiz hususunda kendi
kendimizi affeylememiz içün biraz daha zamana ihtiyacımız vardır anlaşılan.
Elde fazla fail kalırsa ne olacak?
Bilürsünüz, şahsan kendim bizzat polisiye işlerden anlamam da hazetmem de fekat bütün bu cereyan
eden hadiseler, faillerin çorap söküğü gibi birbiri ardınca ele geçirilmesi, cürüm vesaikinin şurada burada
tarlalar, bostanlar içinde bulunuvermesi ve netiycede bilumum faili meçhul cinayetlerin ortaya çıkarılması
memnuniyetimizi mucib olmuştur fekat bu kerre dahi amme efkarı ile istihza ediliyor ise bu iskandal sadece
Dahiliye vekilini götürmekle kalmaz, aziz hökümetimizi dahi istilzam eder; ben asıl o gümbürtüden endişe
ederim ey azizler, siz nereden bileceksiniz netekim? Zira bakınız bu mantık tarzı ile iyzah olunamayacak faili
meçhul cinayet yok gibi görünüyor; farz-ı muhal, birkaç gün sonra birisi ortaya çıkar da "Kazatacı
Ahmed Samim Bey'i fi tarih Karaköy köprüsü üzerinde şöyle kurşunlamış idim" veya kim,
"Selim-i salis merhumu Topkapı serayında bizzat ben boğdum idi" veya kim, "Ali Şükrü
Bey'i Samanpazarı'ndaki evinde katleden Topal Osman Bey değil idi, ben idim" demeye
kalkışırsa işbu gürültü esnasında haklarında birer tevkif müzekkeresi rahatlıkla tanzim olunabilir. Bu hesaba
nazaran bir müddet sonra bütün caniler yakalandıktan sonra bile elde fazladan maznun kalması muhtemeldir.
En eyisi aziz kaarilerim biraz daha sabredip netiyceyi beklemektir; inşaallah bu işin encamında
hakiykaten kaatiller derdest olunur da amme efkarı sükunete kavuşur.
Firengistan'dan bahane idhal edilir mi?
Hasıl-ı kelam, umumi manada yeni bir devire girmekte olduğumuz zehabına kapılıyor gibi oluyorum;
bu faili meçhuller meselesi senelerden beri sırtımızda bir şir-i pençe çıbanı idi; inşaallah bu habis mesele
hallolunduktan sonra aziz melmeketimizde pek çok husus daha eyiye doğru gidecektir gibi bir hüsn-i zan
içindeyim. Bu muvacehede arslan Galasataray fitbol hey'etinin kazanmış olduğu azim muvaffakiyet ve
nusratın dahi pek manidar olduğunu zanneyliyor ve kendilerini bizzat ve alenen takdiyr eyliyorum. Zeman
kazatasında bu muzafferiyetin hakkını veren evsafta gaayet kıymetdar mekaaleler neşreden Ahmed Selim
beyefendiyi ve Ahmed Turan Beyefendiyi de tebrik etmekliğim elzemdir zira Beşir Ayvazoğlu beyefendinin tam
bir entel tavrı ile "hıh.. bunda abartılacak ne var; altı üstü bir meşin top parçası" şeklinde hülasa
olunabilecek soğuk nevale tefsirlerini de alenen takbihden içtinab edecek değilimdir.
Artık eyice kaani oldum ki muharrirleri kabaca "fitboldan anlayanlar ve anlamayanlar"
diye iki kısma taksim etmek mümkin ve doğrudur. Fitboldan behresi olanların diygerlerine sarih bir faikiyyet
tesis ettikleri ayan-beyan müşahede olunuyor zira fitbol sadece top ile oynanan bir oyundan ibaret olmayub
durununda nice felsefi ve hikemi nükteler remzeden içtimai bir fenomen olmak hükmündedir ki bu fenomenden
bihaber bulunmak, aslaa afv olunabilir bir kusur değildir. Kaldı ki fitbolu sırf bir oyun olduğu içün küçümseyen
eşhas, bizzat ilm hakkında Hazreti Fuzuli'nin, "İlm kesbiyle paye-i rif'at / Arzu-yi muhal imiş
ancak / Aşk imiş her ne var alemde / İlm bir kil ü kaal imiş ancak" tesbitini bir kerre daha derhatır
etmelidirler.
Hayır dileyelim de hayr olsun ey azizler; imdi bu vakıttan sonra herkes kendi işini en az Galatasaray
fitbol hey'eti kadar ciddiye almaya mecbur ve mahkumdur; muvaffakiyetsizlik içün bahane kalmamıştır ve
yeni bahane arayanların Firengistan'dan bahane idhal etmeleri iycab etmektedir.
Haydi bakalım!
|